BattleHack 2014

Geçtiğimiz haftasonu İstanbul ayağı yapılan BattleHack 2014′e katıldım. Etkinlik hayatım boyunca katıldığım teknik etkinliklerin tümünü geride bırakmakla kalmadı, tüm zamanların en iyi etkinliği kategorisinde de ilk 3′e şüpheye yer bırakmayacak şekilde girdi.

BattleHack benim için saat 07:00′da başladı. Kalktım, hazırlandım ve evden çıkıp etkinlik kapısına gittim. Saat 07:45′te etkinlik kapısına ulaşan 18. kişiydim. Neyse ki ödüllerden biri olan Leap Motion‘ı kazanmak için ilk gelen 25 kişiden biri olmak yetiyordu. Saat 9′da kapılar açıldı, içeri alındık. Sait Halim Paşa yalısının meşhur boğaz manzarasına bakan bir masaya takımımla birlikte kurulduk. Fikirlerimizi sisteme girmek için 2 adet bilgisayar kurulmuştu girişte, bir süre daha istişare ettikten sonra projemiz Don-Up’ı sisteme girdik ve bir yandan kahvaltımızı ederken bir yandan da beklemeye başladık. Bizi tam olarak nasıl bir etkinliğin beklediğini bilmiyorduk ama çok özenildiği kesindi. Girişte hepimize hem tişörtümüz hem de ‘Survival Kit’imizi verdiler. Kitin içinde diş fırçasından göz bandına, peçeteden naneli şekere her türlü kişisel temizlik malzemesi vardı.

Saat 10:30′da açılış ve partner sunumları başladı. Paypal Berlin ofisi çalışanı Orkun Saitoğlu adeta oscarları sunuyormuşcasına yüksek enerjisi ile etkinliğe dair genel bilgi verdi ve sözü önce patronu John Lunn’a sonra da sonra da partnerlere bıraktı. Buradan paypal’ın partnerlerinden SendGrid’de evangelist olarak çalışan Nick’e selam ederim. Kendisi bitmeyen enerjisi ile hepimizi şaşırtmayı başardı. Gecenin 4′ünde DJ’e zorla Jump Around açtırıp ortalıkta hoplayıp zıplayacak kadar eğlenceli bir karakter olmasının yanında hem teknik bakımdan inanılmaz derecede yeterli hem de son derece paylaşımcı bir insandı kendisi, tanımaktan memnuniyet duydum.

Partner sunumlarından sonra yemek molası verildi. Saatler 13:00′ı gösterdiğinde ise gong çalındı ve hack başladı!

Yarışmanın ödülleri şu şekildeydi:

Birinci takıma San Francisco’da yapılacak dünya finallerine katılma hakkı,

İkinci takımın her üyesine birer Playstation 4,

Üçüncü takımın her üyesine birer polaroid fotoğraf makinesi.

Ayrıca partnerlerin kendi ürünlerini kullanan takımlara vereceği başka hediyeler de mevcuttu.

Hack toplamda 24 saat sürdü ve pazar günü saat 13:00′da gongun çalması ile sona erdi. Sonrasında Juri önünde ikişer dakikalık sunumlar yapıldı. Saat 5 civarında sonuçlar açıklanmış ve etkinlik sona ermişti. Tüm katılan arkadaşları buradan tebrik ediyorum. Biz de takım olarak ‘en iyi fikir’ ödülünü aldığımız için çok mutlu olduk tabi, destek olan tüm arkadaşlarıma buradan teşekkürü de borç bilirim. Birer quadcopter hediye ettiler bize bu başarımızdan ötürü. Takım arkadaşlarım ve dostlarım Gökhan, Zülfü ve Berk’e de buradan tekrar teşekkür ediyorum.

Etkinlikle dikkatimi çeken noktaları sıralamak gerekirse:

  • Etkinlik benim ömrümde çok da şahit olmadığım bir titizlikle organize edilmiş, her şey düşünülmüştü. Yorulanlar için masaj hizmetinden ardı arkası kesilmeyen yemeklere kadar her şey birinci sınıftı. Paypal’ın etkinliğin organizasyonunda Tatu Event isimli bir ajansla çalıştığını öğrendik, kendilerine buradan bu inanılmaz etkinliğe yaptıkları katkıdan ötürü teşekkür ediyorum.
  • Orkun sahneden ilk defa Türkiye’de ‘ya fikrimi çalarlarsa?’ lafını bir hackathon’da duydugunu söyleyince yüzümü bir tebessüm aldı. Demek ki bu durumun hem saçma olduğunu hem de Türkiye’ye mahsus olduğunu düşünen tek kişi ben değilmişim. Yine haklı çıktım!
  • Boğaz manzarasına karşı kod yazmak bambaşkaymış.
  • 24 saatlik hack esnasında sadece işimi bitirdikten sonra 1.5 saat uyudum sonra da çıkıp sunum yaptım. Uykusuzluğun sunum performansımı kötü yönde etkilediğini sunum videosunu izledikten sonra öğrendim.
  • Gece 4′te bir hackathona işkembe çorbası gelebildiğini gördüm.
  • En önemlisi de PayPal’ın en büyük sorunun imaj olduğunu öğrendim. Tanıştığım (ve kilitlediğim) tüm PayPal çalışanları inanılmaz insanlardı. Etkinliği ruhuna uygun yaşamamız için bize tüm imkanları sağladılar, geceyi bizimle geçirdiler. PayPal bu kadar dinamik ve enerjik bir takımı olduğunu duyurmayı başarsa geliştiriciler arasında çok daha özel bir yeri olur. Tabi öte yandan, battlehack de tam bunu yapmıyor mu?

Sonuç olarak BattleHack 2014 benim için unutulmaz etkinlikler arasına girdi, önümüzdeki sene imkanım olursa katılmayı dört gözle bekliyorum.

not: Aslında bu yazıya etkinlikteki hack’imiz Don-Up’ı anlatma niyeti ile başlamıştım ancak fazla uzun olacağına kanaat getirdiğim için ikiye bölmeye karar verdim, bu hafta içinde o yazıyı da sonlandırıp yayınlayacağım.